.Sözüm Ona.
OOO KİMLER GELMİŞ

Lütfen Giriş Yapınız,Yada Üye Olunuz!
Umarız Forumumuzda İyi vakit geçirirsiniz...



.Sözüm Ona.

.____ SÖZÜM ONA ____.
 
AnasayfaKapıGaleriAramaKayıt OlGiriş yapİLetiŞiM
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» ne yapmalı
Ptsi Ağus. 13, 2018 7:51 am tarafından Muhtesim

» başım ellerim arasında
Salı Ağus. 07, 2018 10:51 am tarafından Muhtesim

» Kırışmış cümleler
C.tesi Ağus. 04, 2018 9:46 am tarafından Muhtesim

» Müslüman hata yapar
Çarş. Tem. 25, 2018 9:55 am tarafından Muhtesim

» kul olma kılavuzu
Çarş. Tem. 25, 2018 9:45 am tarafından Muhtesim

» ÖZ
Paz Tem. 22, 2018 2:43 am tarafından Muhtesim

» çocuk cinayetleri ve idam
Perş. Tem. 05, 2018 10:19 am tarafından Muhtesim

» bahaneler Limanı
Çarş. Tem. 04, 2018 9:03 am tarafından Muhtesim

» Kadın ve çocuk istismarı
Paz Tem. 01, 2018 7:56 am tarafından Muhtesim

» her insana ihtiyaç var
Paz Tem. 01, 2018 12:10 am tarafından Muhtesim

En iyi yollayıcılar
Muhtesim
 
berfin
 
karanfil
 
Necati
 
hzn
 
SusKun
 
Aslı
 
ela-gözlüm
 
buket_07
 
Şamil
 
Anahtar-kelime
adamlığı Dost baştan uyku muhtesim sevgi iletişim başa bıyık hatırla kadın sosyologlar hayaller yalnızlık hayal kalbim özgürlük Dostoyevski sosyolog sokağı kimdir
SAAT
NAMAZ ÖĞRENİYORUM
NAMAZ HABERLERİ
  SİTENE EKLE
SİTENE EKLE
Kur’an-i Kerim OgReN
www.baktube.tr.gg
sitene ekle
İstiklal Marşı
İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy


GüNüN SöZü
Ads

    No ads available.



    Yeni Başlık Gönder   Cevap GönderPaylaş | 
     

     HEGEMONYA nedir

    Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    Muhtesim
    Admin
    Admin
    avatar

    Ruh HaLi :
    Hangi ülkedensiniz :
    Mesaj Sayısı : 4126
    Nerden : istanbul
    Teşekkür Sayısı : 9373
    Kayıt tarihi : 30/10/08

    DoSt GüLLeRİ
    ŞİİRLERİM: 22

    MesajKonu: HEGEMONYA nedir   Paz Ağus. 13, 2017 12:40 am


    Bütün hakimiyet türleri içerisinde hegemonya özel bir yere sahiptir. Hegemonyayı diğer hakimiyet türlerinden ayıran niteliği, toplumun üzerine çok da belli olmayan, otorite kadar hemen ayrımının yapılamayacağı, bir ölü toprağı serpmesidir. Öyle ki, iktidar bir kere hegemonyasını kurduktan sonra, herhangi bir hakimiyet biçiminden daha fazla toplumsal kontrolü hegemonya ile kolayca sağlayabilmektedir. Çünkü hegemonyanın en büyük özelliği rızaya dayanmasıdır. Böylelikle insanların sistemi içselleştirmesi, aslında hegemonyayı da özümsemeleri anlamına gelir. İnsanlar hegemonyayı benliklerinin bir parçası haline getirdiklerinde ise, hegemonya artık topluma iyiden iyiye kök salmıştır.
    Burada dikkati çeken nokta, hegemonyanın her şeyden daha çok zihni süreçlere hakimiyetidir. Hegemonya rıza ve ön kabule dayandığı için, ne fiili gücün tehdidine ne de hukuk gücünün sınırlandırmalarına ihtiyaç duyar. “Bir başka ihtimalin olmaması” düşüncesi üzerine kurulu hegemonya, insanları tek seçenek üzerinde uzlaşmaya zorlar. Yine de bu “zorlama” diğer hakimiyet biçimleri kadar göze batar değildir. Mistifikasyona uğratılmıştır.
    Hegemonyanın daha az hissedilir olmasının nedeni, başka bir sistemin olabilirlik ihtimalini zihinsel olarak ortadan kaldırmasından kaynaklanır. Zihni süreçlerde yaşanan bu sistemle uzlaşma, yazılı ve görsel medya, gelenek, kültür veya kişisel iletişim vb.’leri yoluyla sürekli ve ince bilinçaltı çalışmaları neticesinde yeniden üretilir. Böylelikle hem kaba güce hem de hukuk gücüne çok da gereksinim olmadan bu hakimiyet biçimlerinin ulaşamayacakları toplumsal birimlerde, hakimiyet tesis edilmiş ve kontrol altına alınmış olur.
    Kezâ iktidar hakimiyetini, toplumdaki egemen düşünceye hakim olarak, onu yönlendirip, denetleyerek de sağlamaktadır. Bu yönüyle hegemonya, iktidarın, toplumun geneline yayılmış, çoğunluğa dayanan/dayandığı iddia edilen düşüncesidir. Aslında "çoğunluk" düşüncesi bile başlı başına bir hakimiyet biçimidir. Burada “çoğunluk” olduğu iddiasındaki toplumsal grup, kutsadığı değerlerine saygı gösterilmesini ve her türlü ortamda onun yeniden üretilmesini beklemektedir. Görüldüğü gibi, hegemonya, dile kadar sızmıştır ve onu rahatlıkla yönlendirip, belirleyebilmektedir. Bu nedenle hegemonya, diğer hakimiyet biçimlerinden farklı olarak, belli belirsiz bir çoğunluğa dayandığı izlenimi veren (söylem olarak), çoğu kez de somut olarak çoğunluğa dayanan (eyleme döken), çoğunluğun rıza ve uzlaşısı temeline oturmuş bir zihniyet biçimidir.
    Bu sebeple hegemonyanın ortadan kalması, otorite kadar kolay değildir. Antonio Gramsci’nin söyledikleri ışığında düşünürsek, zor yoluyla otorite ortadan kaldırılıp, hakimiyet kaynağı olan devlet aygıtı ele geçirilebilir. Fakat hegemonyayı kırmak o derece kolay değildir ve bu yapı üzerine kurulmaya çalışılacak devrim sağlam temellere sahip olamaz. İdeolojik ve kültürel egemenliğin ortadan kalkması Gramsci’ye göre zaman alacaktır. Ve bunu başarabilecek iki sınıf da burjuva ve proletaryadır.
    Öte yandan, iktidarın bir başka hegemonik yapılanmaya kendi sınırları içerisinde izin vermeyeceği ve bunun zorluğu bilinmektedir. Mevcut hegemonyanın ortadan kalkması için de, onun kadar geniş, yaygın ve güçlü bir hegemonik yapının rakip olarak sivrilmesi gereklidir. Ancak bu yolla alternatif bir hegemonya alanı yaratılabilir.
    Sonuç olarak, ister hegemonya, ister otorite, isterse de çoğunluk düşüncesi olsun bütün hakimiyet biçimleri neticede ideolojiktir. Otorite dışındaki hakimiyet biçimleri gönüllü ve rızaya dayanırken, otorite meşru bir gücü kullanma yöntemidir. Hegemonya ve çoğunluk düşüncesinin kapsamları oldukça geniş ve yaygınken, otorite meşru gücün ulaşabildiği yerlerde hakimiyetini gösterir. Hegemonya güçlükle fark edilebilir bir hakimiyet biçimiyken, otorite ve çoğunluk düşüncesi daha fazla seçilebilir özelliklere sahiptir. Üstelik bu üç hakimiyet türü de olası alternatiflere kuşku ile bakarlar


    ''Bütün kadınlar çiçektir.Birisi KARANFİL''
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://muhtesimturhan.yetkinblog.com
     
    HEGEMONYA nedir
    Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » ilk draftımız draft nedir ne işe yarar?
    » Televizyon nedir?nasıl çalışır?
    » Tekvando Nedir?

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap verebilirsiniz
    .Sözüm Ona. :: SoSyoLoGLar SokaĞı-
    Yeni Başlık Gönder   Cevap GönderBuraya geçin: