.Sözüm Ona.
OOO KİMLER GELMİŞ

Lütfen Giriş Yapınız,Yada Üye Olunuz!
Umarız Forumumuzda İyi vakit geçirirsiniz...



.Sözüm Ona.

.____ SÖZÜM ONA ____.
 
AnasayfaKapıGaleriAramaKayıt OlGiriş yapİLetiŞiM
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» hayat fıstık gibidir
Cuma Kas. 16, 2018 11:56 am tarafından Muhtesim

» aslında hayat tesadüfleri pek sevmez
Cuma Kas. 16, 2018 11:51 am tarafından Muhtesim

» bu geceki uykusuzluğum
Cuma Kas. 16, 2018 11:23 am tarafından Muhtesim

» merhaba müsyo
Cuma Kas. 16, 2018 11:22 am tarafından Muhtesim

» Geçiniz bayım
Cuma Kas. 16, 2018 10:37 am tarafından Muhtesim

» SEvgili günlük
Cuma Kas. 16, 2018 10:07 am tarafından Muhtesim

» insanları kandırmak için yalanlar
Çarş. Kas. 14, 2018 8:56 am tarafından Muhtesim

» insanlık nereye gidiyor
Paz Kas. 11, 2018 9:51 am tarafından Muhtesim

» aynı bahçe farklı renkler
Paz Kas. 11, 2018 7:08 am tarafından Muhtesim

» takip et
Çarş. Kas. 07, 2018 9:59 am tarafından Muhtesim

En iyi yollayıcılar
Muhtesim
 
berfin
 
karanfil
 
Necati
 
hzn
 
SusKun
 
Aslı
 
ela-gözlüm
 
buket_07
 
Şamil
 
Anahtar-kelime
sosyolog kalbim sokağı Dost iletişim sosyologlar kadın başa muhtesim kimdir bıyık baştan beden sevgi hayaller uyku adamlığı hayal Dostoyevski hatırla özgürlük yalnızlık
SAAT
NAMAZ ÖĞRENİYORUM
NAMAZ HABERLERİ
  SİTENE EKLE
SİTENE EKLE
Kur’an-i Kerim OgReN
www.baktube.tr.gg
sitene ekle
İstiklal Marşı
İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy


GüNüN SöZü
Ads

    No ads available.



    Yeni Başlık Gönder   Cevap GönderPaylaş | 
     

     12 Eylül hatıraları

    Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    Muhtesim
    Admin
    Admin
    avatar

    Ruh HaLi :
    Hangi ülkedensiniz :
    Mesaj Sayısı : 4162
    Nerden : istanbul
    Teşekkür Sayısı : 9473
    Kayıt tarihi : 30/10/08

    DoSt GüLLeRİ
    ŞİİRLERİM: 22

    MesajKonu: 12 Eylül hatıraları    Cuma Nis. 29, 2011 10:46 pm


    12 Eylül dönemindeki sorguda 'Seni, vaaz ettiğin camide dilenecek hale düşüreceğiz.' denilen hocanın önüne kendisini mahkûm eden hakimin cenazesi geldi.

    Ünal Livaneli'nin haberi
    Türkiye'nin sevilen kanaat önderlerinden Abdullah Büyük Hoca'nın da sıkıyönetim mahkemelerinde psikolojik işkence altında yargılandığı ortaya çıktı.
    12 Eylül'ün faillerinden davacı olan Büyük, o günleri Zaman'a anlattı: "Sorguda, 'Seni, vaaz ettiğin camide dilenecek hale düşüreceğiz.' diyorlardı. Ama yıllar sonra beni mahkûm eden hâkimin cenazesini kıldırdım."
    12 Eylül'de kendisi gibi binlerce insana haksızlık yapıldığını aktaran Abdullah Büyük, "Kişisel menfaatlerimizden fedakârlık yapabiliriz ama topluma müteallik hakkımızdan vazgeçemeyiz. 12 Eylül'de darbe yapıp yüz binlerce insanı hapse atan, çeşitli işkencelere tabi tutan, gencecik insanları asan, hapse mahkûm eden sorumlulardan hem bu dünyada, hem de ahirette davacıyım. Kimse yaptığının yanına kâr kaldığını düşünsün istemiyorum." dedi.
    1980 askerî darbesine kadar Konya'da Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde çeşitli görevlerde bulunan Abdullah Büyük, darbenin 21'inci günü gözaltına alınmış. Büyük, duruşmalarda, söylemediği sözlerin kaset çözümlerinin arasına sıkıştırıldığını fark etmiş. Mahkeme heyetine 'Bunlar benim sözlerim değil' diyen Abdullah Büyük'ün itirazı üzerine vaaz kasetleri mahkeme salonunda tek tek dinlenmiş. Abdullah Büyük'ün anlatımına göre, kendisini mahkum etmeyi daha en başından kafasına koyduğu anlaşılan Mahkeme Başkanı Süleyman Kızıltan, duruşmalarda her fırsatta Abdullah Büyük Hocaefendi'yi azarlamış.
    Abdullah Büyük, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben 18 yıl hapis cezası kararını kabullenmeye çabalarken mahkeme başkanı Süleyman Kızıltan, annesinin aniden rahatsızlanması nedeniyle karar duruşmasına katılamadı. Onun yerine mahkeme heyetinin en kıdemli üyesi Hasan Tahsin Oğuz mahkemeye başkanlık etti. Duruşmalarda daha objektif olan Hasan Tahsin Oğuz, bana 11 ay 20 gün hapis cezası verdi."
    Hapisten çıktıktan yıllar sonra bir arkadaşının 'Sana hapis cezası veren hakim vefat etmiş, cenaze namazını kıldırır mısın?' diye sorduğunu anlatan Abdullah Büyük, teklifi 'bu hakim bana suçsuz yere bir yıla yakın hapis cezası verdi' diye düşünmeden kabul etmiş.
    "Böyle bir teklif; duruşmalarda beni aşağılayan, azarlayan ve bana 18 yıl hapis cezası vermeyi kararlaştıran hakim Süleyman Kızıltan için bile yapılsaydı kabul ederdim." diyen Abdullah Büyük, şunları aktardı: "Hakim Hasan Tahsin Oğuz'un cenaze namazı Konya Selimiye Camii'nde kılınacaktı. O zaman resmi bir görevim yoktu. Öğle namazından sonra giydim cübbemi, başıma sarığımı koydum. Mahkumiyet kararımı yüzüme okuyan hakimin cenaze namazını kıldırdım. Sonradan duydum ki, cenaze namazına katılan hakim ve savcılar kendi aralarında, 'Bu insanları anlamak zor. Biz bu insanları cezalandırıyoruz. Onlarsa bizim cenaze namazımızı kıldırıyor' diye konuşmuşlar. Biz Müslümanız ve yüce Allah'ın 'Sana bir kötülük yapana güzel bir yolla cevap ver' emrini uygulamakla yükümlüyüz." Sorgulamalarda en hafifinden "Abdullah Büyük, vaaz ettiğin Kapu Camii'nin kapısında dilenecek hale düşüreceğiz seni. Aç ve sefil olacaksın. Vaaz ettiğin insanların verdiği sadaka paralarıyla geçineceksin." şeklinde hakaretlere maruz kaldığını aktaran Abdullah Büyük, sorgucuların kendisine "Sen bizim için komünistlerden daha tehlikelisin." dediğini kaydetti.
    ZAMAN


    ''Bütün kadınlar çiçektir.Birisi KARANFİL''
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    http://muhtesimturhan.yetkinblog.com
     
    12 Eylül hatıraları
    Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap verebilirsiniz
    .Sözüm Ona. :: HaYat ve İNSaN-
    Yeni Başlık Gönder   Cevap GönderBuraya geçin: