.Sözüm Ona.
OOO KİMLER GELMİŞ

Lütfen Giriş Yapınız,Yada Üye Olunuz!
Umarız Forumumuzda İyi vakit geçirirsiniz...



.Sözüm Ona.

.____ SÖZÜM ONA ____.
 
AnasayfaKapıGaleriAramaKayıt OlGiriş yapİLetiŞiM
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» çocuk cinayetleri ve idam
Perş. Tem. 05, 2018 10:19 am tarafından Muhtesim

» bahaneler Limanı
Çarş. Tem. 04, 2018 9:03 am tarafından Muhtesim

» Kadın ve çocuk istismarı
Paz Tem. 01, 2018 7:56 am tarafından Muhtesim

» her insana ihtiyaç var
Paz Tem. 01, 2018 12:10 am tarafından Muhtesim

» gerçeklerle evlen
Perş. Haz. 28, 2018 8:06 am tarafından Muhtesim

» hayallerine zaman ayır.
Perş. Haz. 28, 2018 8:04 am tarafından Muhtesim

» kirlenmiş insanlar
Ptsi Haz. 25, 2018 8:18 am tarafından Muhtesim

» adana yeni baraj
C.tesi Haz. 23, 2018 8:22 pm tarafından Muhtesim

» özgürlük kanadımızdır
C.tesi Haz. 23, 2018 8:14 pm tarafından Muhtesim

» umutsuz insanlar
Paz Haz. 17, 2018 10:20 am tarafından Muhtesim

En iyi yollayıcılar
Muhtesim
 
berfin
 
karanfil
 
Necati
 
hzn
 
SusKun
 
Aslı
 
ela-gözlüm
 
buket_07
 
Şamil
 
Anahtar-kelime
kimdir sosyologlar kalbim hayal özgürlük yalnızlık sevgi Dostoyevski sokağı kadın sosyolog bıyık hatırla hayaller adamlığı muhtesim iletişim Dost başa baştan uyku
SAAT
NAMAZ ÖĞRENİYORUM
NAMAZ HABERLERİ
  SİTENE EKLE
SİTENE EKLE
Kur’an-i Kerim OgReN
www.baktube.tr.gg
sitene ekle
İstiklal Marşı
İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy


GüNüN SöZü
Ads

    No ads available.



    Yeni Başlık Gönder   Cevap GönderPaylaş | 
     

     Necati Cumalı'nın bilinmeyen şiiri bulundu

    Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    Misafir
    Misafir
    avatar


    MesajKonu: Necati Cumalı'nın bilinmeyen şiiri bulundu   Salı Ocak 04, 2011 1:27 am


    Öyküleri, romanları, şiir ve tiyatro oyunlarıyla Türk edebiyatının önemli isimleri arasında yer alan Necati Cumalı'nın, bugüne kadar bilinmeyen bir şiiri ve makalesi, hayatının bir bölümünü geçirdiği İzmir'in Urla ilçesindeki kütüphanede bulundu.Urla'da yayımlanan yerel bir gazetenin yazarlarından Namık Kemal Nomak, Urla Halk Kütüphanesi'nde araştırma yaparken, 1939 yılında Urla Halkevi tarafından yayımlanan ve ömrü 2 sayı ile sınırlı kalan ''Ocak'' Dergisinin ilk sayısına Cumalı'nın da katkı verdiğini fark etti.

    Dergide, mübadele ile 1923 yılında Urla'ya yerleşen, o tarihte İzmir ****** Lisesi'ni yeni bitiren ve Ankara Hukuk Fakültesi'ne gitmeye hazırlanan edebiyat sevdalısı genç Cumalı'nın bir makalesi ve bir de şiiri yer alıyor.

    Nomak, AA muhabirine yaptığı açkılamada, Cumalı'nın çok genç yaşta kaleme aldığı şiir ve yazıya ulaşmanın kendisini çok heyecanlandırdığını belirterek, yaptığı araştırmanın, Cumalı'nın şiir ve yazısının edebiyat çevrelerinde daha önce bilinmediğini ortaya koyduğunu söyledi.

    Ocak Dergisi'nin 19 Şubat 1939 tarihli ilk sayısının 8 ve 9. sayfalarında Cumalı'nın ''Beğenmek'' konulu makalesiyle ''Ümitlerimin Gemisi'' adlı şiirinin yer aldığını ifade eden Nomak, ''Ocak Dergisi'nin ilk ve ikinci sayıları, Urla Halkevinin 1930'lu yıllardaki verimli kültür, sanat, edebiyat çalışmalarının gelecek kuşaklarca bilinmesi için dikkatle okunmalıdır'' dedi.

    Urla ilçesinde yaşamış olan çok sayıda edebiyatçıdan biri olan ve ilçede her yıl adına ''Edebiyat Günleri'' düzenlenen Cumalı'nın, yayımlanan ilk eseri olduğu sanılan şiiri şöyle:

    ÜMİTLERİMİN GEMİSİ

    Uzun direklerin ucuna

    Uzak iklimleri çiziyor duman.

    Beyaz köpüklü sular ardına,

    Gömülüyor hatıralarıyle liman.

    Gemim gidiyor, gidiyor

    Hafif dumanında

    Martılarıyle

    Gemim gidiyor, gidiyor

    Tayfalarının dudaklarında

    Şarkılarıyle,

    Bembeyaz güvertesinde duran,

    Mavi elbiseli gemicilerim

    Selâm, sevgi hasret taşıyor

    Bembeyaz yelkenlerine vuran

    Hayallerimin rüzgarıyle

    Gemim yaklaşıyor, yaklaşıyor

    Ah! direkleri, kollar gibi, Allah'a yükselen

    Teknesi, göynüm gibi, yeşil sularda yüzen

    Gemim!..

    Ah! sevgiliye ümitlerimi götüren

    Bahriyelilerim

    Çabuk git, çabuk, gemim benim

    Seni, narin ellerinde, kalpleri gibi, mendilleri titreyen,

    Mavi gözleri yaşlı, genç kızlar bekliyor.

    Seni, hovarda bahriyelilerin parasını yiyen,

    Dudakları boyalı kadınlar bekliyor?

    Seni, bir çam kabuğuna bütün hasretiyle işleyen,

    İhtiyar kaptanın mavi elbiseli oğlu;

    Seni, içleri uzak diyarların hasretiyle dolu,

    Yanık derili, yalınayak, çocuklar bekliyor

    Git gemim, git?

    Seni, bütün denizi ve gemileri sevenler

    Seni, beyaz yelkenlerde rüya görenler

    Bekliyor

    Git gemim, çabuk git

    Benden selam, sevgi götür,

    Aşkımı, ümidimi götür

    Bekleyenlere

    Git gemim, git!..

    Ah! ne oldu öyle birden?

    Bin hayalle yüzdürdüğüm gemim?

    Koptu yavaş yavaş orta yerinden

    Yarime yazdığım mektubum benim!..

    Kâğıt gemim gittikçe yan yatıyor.

    Uzanmış sevgilimin küçük elleri,

    Gemimin direkleri gibi, suya

    Zavallı bahriyelilerim atıyor,

    hasretle işlediğim mavi elbiseleri,

    İçimin direkleri

    Gibi, suya

    Sular, onu, yılların aşkımızı örttüğü gibi, örtüp unutuyor.

    Gemim ümitleriyle, hatıralarıyle, bahriyelileriyle batıyor!.

    AA
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
     
    Necati Cumalı'nın bilinmeyen şiiri bulundu
    Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap verebilirsiniz
    .Sözüm Ona. :: HaYat ve İNSaN-
    Yeni Başlık Gönder   Cevap GönderBuraya geçin: